Ne Var Ne Yok?

Üç haftadır buraya daha dolu içerik girebilmek için yazı yazmıyordum ama bu yazıyla o tutumumu bozacağım. Öbür türlü, bu sefer de hangisini yazsam birikti baya diyip yazmayacağım. Çünkü bu blog işi diyet yaparkenki yeme düzenine benziyor az az sık sık yazılmazsa araya zaman giriyor sonra ‘amaan gelecek sefere (pazartesi) yaparım’ diyip geçiştiriliverilebiliyor.

Bu yazıda amacım, Ne var ne yok temasına sadık kalıp buradaki günlük yaşamımızdan, genel geçer masraflardan bahsetmek.

Daha önceki yazılarda bahsettiğim gibi şehir merkezi olarak kabul edilen Queen Street’in hemen arka sokağında bulunan bir apartmanın eşyalı stüdyo dairesinde yaşıyoruz ama olur da buralara gelmek, yerleşmek isterseniz kesinlikle önereceğim bir şey değil.

BA: Ee siz niye öyle yaptınız o zaman?

Bizim burası için 6 aylık sözleşme yapmış olmamızın iki farklı nedeni var; ilki benim çalışma vizesi için başvurumda uzun süreli kontratın güçlü bir kanıt olması, ikincisi şehirde insan görmenin adapte olmayı kolaylaştıracağına,  çevre edinmenin şehir merkezinde yaşarken daha kolay olacağına inanmamız. İlk neden hala güçlü ve geçerli ama diğer neden iki ‘alien’ın hızlıca edindiği yargılarından kaynaklanıyor. Bu yargılara nasıl vardığımızdan biraz bahsedeyim.

BA: Nasıl yani, şehir merkezi dışında hayat yok mu?

Zumra: Var aslında da biz ilk haftamızda oldukça sakin bir suburb’te kaldığımızdan ve orada gün içinde sokakta yürüyen insan görmediğimizden böyle bir yargıya vardık.

 

Tabi önyargı oluşurken yaşananlardan da besleniyor biraz. Istanbul’da senelerce günde iki öğün metrobüs/metro yapıp sonra Mecidiyeköy kalabalığına karışmış olmak, insan görmeyince ‘ ters giden birşey var herhalde’ hissine kapılmak gibi  bir özellik katmış  bünyeye ben farkında olmadan. İşte bu özellik yüzünden de şehir merkezinde canlılığı görünce biz ‘hah burada hayat var, başlangıç için doğru yer burası herhalde’  diye düşündük. Tabi bunun yanı sıra tüm canlılığın burada olup suburb’lerin sadece ‘oturmak’ için olduğunu da araştırma yapmaksızın yargılar bölümüne ekledik. Gel gelelim öyle değil çünkü burası İstanbul değil. Suburb’lerin kendi merkezleri var; insanlar da sosyalleşme gereksinimini oralarda karşılayabiliyorlar. Biz bu bilgileri gezip gördükçe, daha deneyimli insanlardan dinledikçe anlıyoruz tabi o yüzden de daha ikinci ayımızda suburb’te kiralık ev bakmaya başladık.

Yani demem o ki  alışkanlıklardan öte gelen yargılarla, araştırma yapmadan, kimseye danışmadan yurtdışında ev kiralamayın. Hele ki gelirinizin yarısını evet yanlış duymadınız yarısını ayıracağınız bir yer ise orası on kere gözden geçirin o kararı.

Yaşam konusunda değinmek istediğim diğer konu: Yemek

– ‘Çoçuğum ne yiyip içiyorsunuz oralarda’ diyen annecim bu konuyu senin için açıyorum.

Şehir merkezinde pazar olduğunu okudum ancak henüz gidip bakamadım nedeni de altın değeri taşıyan haftasonu kahvaltısını  sadece haftasonları sabah saatlerinde kurulan pazara gitmeye tercih etmem. Yani İstanbul’da da olduğu gibi burada da marketten alışveriş yapıyorum.

Gelişigüzel gözleme dayalı bilgileri savuracağım hazır olun: Et ucuz, sebze baya pahalı, bakliyat konservede, çay Sri Lanka çayı,cezve yok , yoğurt çeşitlerinin %98’i tatlandırılmış, salata malzemeleri hava alan ‘poset’te, süt plastik şişelerde, zeytinler turşu tadında, kola bildiğin pahalı, biber salçası yok ( burada içinizden geldiği gibi gülebilirsiniz ama Hatay’lıyım Gaziantep’te büyüdüm mazur görün), alkol ucuz, şişe su pahalı .. Bu listeyi daha da uzatırım ama görsel içerik planlıyorum bu konuyla ilgili yani daha fazla ayrıntı sonra gelecek.

BA: Çok pahalı mı peki marketten alışveriş yapmak?

Zumra: Ne ucuz ne pahalı aslında hergün yemek pişen bir ev için haftada ortalama 100-150 dolar arası harcanıyor.

BA: 150 dolar mı ? :0

Zumra: Dur zaten daha yeni bıraktım TL’ye çevirme alışkanlığını, bir de NZ doları Amerikan doları gibi TL’nin 5 katı değil 3 katı.

BA: Dışarda yemek yemiyor musunuz?

Zumra: Haftaiçleri hayır ama haftasonları genelde en az bir öğünü ki ya öğlen ya akşam oluyor o öğün dışardan yiyoruz.

BA: Neler var peki?

Zumra: Aslında İstanbul’da dışarı çıktığımızda yediğimiz çoğu şey burada da var. Fastfood, Kore,Japon ve Hint restaurantları en kalabalık olanlar tabi. Bu arada çalışanlarından bir tanesi bile Türk olmayan bolca “Turkish Kebab” dükkanı var ama genelde dükkanlardan en bakımsız olanları da onlar gerçi asyalıların mantısı dumpling dükkanları kebab dükkanlarıyla bakımsızlıkta yarışabilir. Bunun yanı sıra baya gözde Türk restaurantları da var ve çoğu bulunduğu semtin en güzel konumlarında açılmış. Henüz denemedik ama yakın zamanda deneyeceğiz. Bir de birçok restaurant vejeteryan ve vegan seçenekler sunuyor hatta bizdeki gibi butik olarak kalmayıp  fastfood zinciri olmuş vejeteryan burgerci  bile var.

Tek işi tatlı yapmak olan minik dükkanlar var ama çoğu kurabiye, churro, cupcake benzeri hamur işi tatlı satıyor ne bileyim sütlü tatlı şerbetli tatlı dükkanı diye bir şey yok. Ama yukarıdaki bahsettiğim Türk lokantalarının menüsünde envai çeşit tatlı var.

Starbucks, Gloria Jeans gibi zincir olan kahvecilerin yanı sıra sadece çay, smoothie ve asyalarının içine her çeşit şurubu ve tatlı ürünü kattığı garip içecekleri satan münferit kafeler de var. Not: Kahveler genelde 3-4 dolar civarı. TR’de en son flat white 11 lira olmuştu 🙂

BA: Pahalı mı dışarda yemek?

Zumra: Istanbul ile para değeri bağımsız kıyaslarsak benzer aslında iki kişi orta seviye bir restauranta gittiğinizde  80-90 dolar civarı bir harcama yapıyorsunuz. Ama ortalama restaurantlardan bahsediyorum 🙂 Istanbul’da da hiç bir zaman 300 lira harcayacağımız bir restauranta gitmediğim için gözlemlerim hep ortalamalayla sabit.

BA: Neler yok?

Zumra: Temel besin kaynağım poğaça yok. Folik asitsiz, A,B ve D vitaminlerinden mahrum kaldım 😀 ofise çıkarken aldığım bir adet dereotlu poğaçayı çok arıyorum. Neyse şaka bir yana, ihtiyaç duyulan çoğu şey var yani eğer beslenme düzeniniz ortalama şehir insanınki ile aynı ise burada aç kalmazsınız. Ama mutlaka bilmeniz gereken bir şey var biber salçası yok 😀

Şöyle bir toparlayayım. İki kişinin barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını  lüks aramaksızın ortalama şekilde karşılaması için  3000 dolar civarı para gerekiyor burada ve evet Auckland genel anlamda pahalı bir şehir. Buraya gelmek isterseniz diye söylüyorum: en büyük gider kalemi kira ve faturalar. Diğer giderler beslenme, ulaşım,iletişim gibi şeyler de eğer bizim gibi  Istanbul’da yaşayıp hayatın pahalılığına alışkınsanız size pahalı gelmeyecek civarlarda. Yeter ki her elinizi attığınız şeyde benim gibi doları, tl’ye çevirmeye çalışmayın 🙂 ( Not: Bu alışkanlığın üstesinden geliyorum 😀 )

BA: Tek maaşla iki kişi geçinebiliyorsunuz yani?

Zumra: Tek maaşlı üç çocuklu memur bir aileden gelmenin dezavantajlarının yanı sıra iktisat yapmayı ister istemez öğrenmek gibi avantajı da var. Yani evet geçiniyoruz:)

Buraya kadar okudğunuz için teşekkürler, sorunuz olursa yeşillendirin 🙂

Bu arada Ömür’ü vlog için ikna etme çabalarım hala sürüyor. İlk video’nun konusu hazır bile: Ömür nasıl iş buldu? Yenizelanda’da IT şirketinde çalışmak zor mu? Çalışma vizesi almak kolay mı?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Okan Başaran dedi ki:

    Merhaba Zümra,
    Henüz 12 günlük Auckland’lı bir çiftiz; Feyza senden ve blogdan bahsedince göz attım. Biber salçası gibi hayati bir konuda yardımcı olmak isterim 🙂
    Karangahape Road üzerinde St Kevins’in tam karşısındaki Lim Chhour Asya Süpermarketinde Türk ürünleri reyonu var; orada bulabilirsin. Tadı hiç fena değil.
    Selamlar

    Beğen

    1. Merhabalar Okan,
      Tavsıye için çok teşekkur ederım. Ilk yazılardan bırıydı sonra Northshore’dakı muhtelıf arap marketlerını ogrendık ama Karangahape Road daha ıyı ve ulaşılabılır bır secenek bızım ıcın. Bloga göz attığın ıcın de teşekkur ederım.
      Selamlar

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s