Şimdi Ben Buraya Neden Çıktım?

Giriş yazısından sonra detaylara gireceğim ilk yazıya hoşgeldiniz 🙂

Bu yazının konusu “Biz Buraya Nasıl Geldik, Neden Geldik?” farkettiyseniz başlığı da sözümü tutarak, biz’e göre çekimlemeden yazdım. Bizim nasıl olup da bu kadar uzaklaşma isteğine ulaştığımızı “Nasıl Geldik” metaforik sorusuna yanıt olarak anlatmaya çalışacağım.

“Yurtdışında yaşamak” temalı tüm blogların ilk yazılarında bahsedilen şeylerden çok da farklı şeyler söylemeyeceğim ki bu yazıyı okuyorsanız siz konuya ve nedenlere benden daha hakimsinizdir. Klişelere biraz değindikten sonra kendi özel nedenlerimi anlatmak istiyorum aslında.

Nedenleri kendi arasında ayırabiliriz; ilki, artık gerçeğimiz olan  ülkenin ekonomik, toplumunsa sosyal çöküşü. Hükümet muhabbetine girmek bile istemiyorum. Ülkenin geleceğine dair en çok umut beslemesi gereken 26 yaşında bir bireyin bile umudunu tüketecek performanslar izledi, dinledi bu bünye. Toplum ise başıma bir şey gelmeyecekse binlerce sayfalık tez konusu. Neyse, ben sosyolojiye göz bile atmamışken oturup burada yargılarımı sağa sola fırlatmamalıyım. Zira bu çöküşü başlatanlar, bilgisi-fikri olmadan salt zikri olanlar.

Ekonomik durumu da şöyle özetleyelim. Benim iyi olduğunu zannettiğim beyaz yakalı maaşımın orta/uzak doğu haricindeki ülkelere gittiğimizde 3’e, 4’e, 5’e hatta baya ileri giderek 6’a bölünüp, oranın n.ş.a’daki cep harçlığına dönüşmesi. Yani “İngiltere’ye gidem de bi Big Ben görem” dediğinizde temizinden bir aylık maaşın gömülmesi. 100-200 like’a bir maaş  adil bence sizce değil mi 🙂   (Beyaz Yakalı histerik alışkanlıklarına da değinmek istiyorum ileride, o da klişe ama bir de sarcastic bi insandan dinleyin.)

İkinci grup ise kendi kişisel nedenlerim. Bunların arasında kendimi geliştirmek, hayattan beklentilerimi yerine getirmek, kendimi gerçekleştirmek yani hiç olmazsa bu cesareti gösterebilmek var. Tabi bunlar pozitif nedenler 🙂 Aranızda ofisindeki ego savaşlarına ve şark kurnazlığına dayanamayanlar varsa siz de en az benim kadar negatif nedenlerle dolmuşsunuzdur. O nedenler ve ortamlar başka yazının konusu.

Neyse nedenlerden kısaca bahsettiğime göre gerçek anlamıyla nasıl geldiğimizi anlatayım. 2018 Resolution’ı olarak kilo vermeyi, spora başlamayı, yabancı dili geliştirmeyi, evlenmeyi değil de “Yurtdışında iş arayıp bulmayı” seçtik Ömür ve ben. Ömür deli gibi iş başvurusu yaparken (totalde 300’ü bulmuştur)  ben “spoken English” seviyeme güvenmediğimden 4 ayda maks 20 ilana falan başvurdum. Sonuç olarak Ömür Yeni Zelanda Auckland’da iş buldu, ben de şuan kariyerime son iş yerimdeki IK’cı kadının dediği gibi ev hanımı olarak devam ediyorum. ( Kadınların hemcinslerini kategorize ettiği kadar erkekler kadınları kategorize etmedi sanırım ki bu da daha sonraki konulardan bir tanesi ) Ben ev hanımlığı esnasında bu blog’u geliştirip aynı zamanda ingilizce kursuna katılıyor ve Auckland’ı geziyor olacağım.

Not: Instagram’da ilk yazının taslağını görüp mesaj gönderen ve bununla birlikte farkında olmadan beni gaza getiren Gülşah, Türkan, Ezgi, Selin, Hacı, Bengüsu, Müge, Canım Cale ve Jon’a teşekkürler.

benburayanasılçıktım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s