Kültür Şoku Mu?

Hayır, 1.5 aydan beri yazmıyorsun, o kadar aradan sonra kültür şokundan bahsedeceğin bir yazı yazmak ne mana? Azıcık da eğlenceli şeylerden bahset be kadın! denildiğini duyar gibiyim.

Sebebini şöyle anlatayım; yazamadığım o aralıkta kültür şokunun en leş aşamasındaydım. “Ben ne yaptım yahu? Köyüme geri mi dönsem, Mecidiyeköyü bile özledim.”  Bunları ve daha fazlasını ciddi ciddi düşünüp kendimi paraladığım 1.5 aydan sonra şuan daha sağlıklı düşünebilir hale geldim. O yüzden ilk yazının da konusu kültür şoku olsun istedim.

Yurtdışına taşınmadan önce Cultureshock benim için yalnızca bir müzik grubuydu, esas kültür şokun ne olduğunu, hangi aşamalardan oluştuğunu, insanda ne gibi tepkimeler meydana getirdiğini taşındıktan ancak 3 ay sonra anlayabildim.

B.A: Neden 3 ay, mesela ben şimdi çıkıp gelsem oralara ben de mi 3 ay sonra anlarım?

Zumra: İnsanın duygu durumuna, zihin yapısına, hayatı nasıl algıladığına, taşınmadan önceki durumuna  bağlı olan bir süreç yani kişiden kişiye göre değişiyor. Kültür şokun aşamaları ve bu aşamaların süreçlerine dair yapılan araştırma yazıları var oralara göz atılabilir.

Kültür şoku, normlarına uymadığınız(!) bir yapıya girdiğinizde bünyenizin o yapıya adapte olmaya çalışırken size yaşattıklarının, hissettirdiklerinin bütünü. Genellikle yurtdışına taşınanlar için kullanılan bir  terim olsa da  henüz ait hissetmediğiniz yeni yerlere veya durumlara alışma süreci için de kullanılabiliyor. (Not: Üniversite için Gaziantep’ten Istanbul’a gitmiş masum bir köylü yazdı bunu, komik hikayeleri var başka zaman anlatacakmış )

Kültür şoku dediğimiz şeyin dört aşaması varmış. İlki honeymoon yani balayı, bu aşamada kendinizden şunları duymanız olağan: “Oh valla ne güzel yaptık, iyi ki de geldik, dünya varmış, aa bakim ne değişik, şunu da tadayım bunu da göreyim hehe”. Şimdi neden 3 ay sonra anladığımı, anlamışsınızdır. Çünkü 3 ay aynen bu şekil takıldım. Ara ara özlem hissi gelse de pişmanlık duygusu aklımın ucundan bile geçmiyordu. Zira yeni şeyler denemek, görmek, yeni insanlarla tanışmak vs bunların hepsi harika deneyimler olduğu için bol bol yukarıdaki cümleleri kurup balayının verdiği mutlulukla dolanıyordum.

B.A: Ee, ne oldu sonra?

Zumra: Aslında şu ve bu oldu ondan sonra balayı bitti diyemiyorum. Kesin birşey varsa o da son 1.5 aydır kültür şokun çoğunlukla frustration döneminde olduğum gerçeği.

B.A: Frustration dönemi?

Kültür şokun aşamalarından ikincisi. Ait olmamanın verdiği rahatsızlığın baş göstermesi. Bu aşamada da şöyle cümleler kuruyorsunuz: ” Hayır, ne var benim bu hareketimde gayet normal(!) işte, neden yanlış anladılar, ama ben nereden bileyim, bizim kültürümüzde böyle değil, galiba hiç alışamayacağım, ben ne yaptım! Istanbul’u çok özledim, canım ülkem.” Isyan, pişmanlık, içinde yetiştiğin kültürün normlarıyla, yaşamaya yeni başladığın toplumun normlarını karşılaştırmak, nedense ait olduğun kültürü daha normal(!) bulmak ve alışkanlığın verdiği sıcaklığa dönme isteği.

Şimdi bu hüsran, kırgınlık-kızgınlık ve bunlara benzer bilimum duyguların birleşimi olarak tanımlayabileyeceğimiz frustration aşaması ; çalışma vizesi alıp iş aramak, burada işlerin nasıl yürüdüğü gerçeğiyle karşılaşmak ve bunu hoş karşılamamakla başladı. Dil bariyeri ve kültür farklılılığından dolayı pek de iyi hatırlamayacağım bir iş görüşmesinin ardından kendimi frustration aşamasının ortasında buldum. Abartısız bir hafta boyunca recruiter’ı, benimle görüşmek isteyip sonra bir yanlış anlaşılmadan ötürü doğru düzgün soru sormadan görüşmeyi bitirmeye çalışan müdürü falan suçladım kafamda, kendimi de suçladım tabi buna hızlı adapte olamadığım için . Şimdi başka bir görüşmenin ardından şunu rahatlıkla yazabiliyorum: buranın da adabı bu demek ki.

B.A: Ne demek o?

Zumra: Yani işler farklı yürüyor, kültür farklı, hassasiyetler farklı. Bu farklılıkları okuyup, dinleyip ama en çok da deneyimleyip öğrenmek ; farklılıklara direnç göstermemek, akışına uymak ve gördüğün küçücük bir muameleden dolayı küsmemek gerekiyor.

Neden böyle söylüyorum çünkü ben yaptım başkası yapmasın 🙂

B.A: Aman sen de! sadece bir iki görüşmeyle frustrationa mı girilirmiş?

Zumra: Yok canım elbette sadece bundan değil. Eski evden çıkma ve yeni ev arama süreci de cilaladı benim ruh halimi. Burada ev kiralamak -maddi anlamda değil süreç anlamında- Türkiyede ev almak gibi birşey, özellikle de o ev suburb evi ise. Emlakçıların esmer insana ev mi verilir bakışı, görücüye çıkarılan evleri 10 kişiyle beraber gezmek , eve başvuru yapıp ( yanlış duymadınız eve başvuru yapılıyor ) acaba bize verilir mi diye cevap beklemek, ev anahtarının kutsal oluşu temizlik için bile verilmemesi falan. Geniş özet paylaşacağım söz!

Neyse ki şimdi bu bahsettiğim dönem ağırlığını biraz kaybetti ( ya da ben öyle düşünüyorum:D ) ve ben kabullenme aşamasına geçtim.

Kültür şokun 3.aşaması olan Kabullenme & Anlama aşaması; yaşadığın yeri, bu toplumu, toplumun değer ve yargılarını kendi değerlerinden aşağıda ya da yukarıda görmeksizin, “haa, tamam burada da böyleymiş” demekle başlıyor.

Son aşama da kendini bu yeni dünyaya göre ayarlamak. Yani en azından makaleler öyle diyor, ben henüz o aşamaya gelmedim zira. Oraya biraz zaman var gibi görünüyor açıkcası ama deneyimleri sizinle buradan paylaşırım yine.

Bu arada okuduğum şeylerden anladığım bu aşamaların  seyirleri  lineer  değil. Yani “frustration bitti oh bir daha hiç birşeye kızmam, herşeye herkese anlayış gösteririm ,karşılaştırma yapmam çünkü artık kabullenme aşamasına geçtim” diye bir olay yok.   Aşamalar iç içe hatta döngüsel halde bile yaşanılabiliyormuş. Yani tam kabullendim okey dediğinizde tatsız olaylar serüveni ya da hiç bir şekilde anlamlandıramadığınız kültürel şeyler sizi yine frustrationa sürükleyebiliyormuş. ( Umarım bende bu şekilde tezahür etmez 😀 ) Yazının başında da bahsettiğim gibi aşamaların süreleri kişiden kişiye göre değişiyor ve maalesef frustration sürecinde tıkanmak yaygın bir durummuş.

Kısacası, herkes farklı deneyimler yaşayarak kültür şokun benzer aşamalarından geçiyor ve etkisini ama çok ama az bir şekilde hissediyor. Ben çok uzatmamak adına detaylara girmedim ancak benim de deneyimlerim bunlardı. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler. Sorular ve yorumlar için her zamanki gibi yeşillendirebilirsiniz.

Görsel: Gordon Walters: New Vision sergisinden.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s