Nasil Is Buldum?

Dünyanın obur ucundan merhabalar,

Yeni yazının konusu oldukca açık saniyorum ve direkt konuya giriyorum.

Oncelikle daha önce bahsetmemişsem; ben okulu zar zor bitirdikten sonra  bilgi teknolojileri departmanında is analisti olarak yaklaşık 4 yıl kadar calismis, Turkiye ekosisteminde ortalama sayılabilecek bir özgeçmişi olan bir insanım. Açık söylemek gerekirse Omur is bulup  Yeni Zelanda’ya taşınma kararı verdigimizde kariyer anlamında beni burada neyin beklediğine dair en ufak bir fikrim yoktu. Tabi bunun birincil sebebi benim umursamazligim degil; bir bucuk ay icinde insanların hazırlanmak icin bir yıllarini verdikleri nisan/nikah/düğün(ler) yapmak, bunun icin sehirler arası dolanmak sonra Istanbul’a gelip ev dağıtmak  ve burası icin valiz hazırlamak  gibi angaryalarla ugrasmakti.

Sonunda her seyi halledip, Auckland’a ayak bastigimizda zaten elimde calışma vizem yoktu yani is pazarını arastirip islere başvursam bile gelecek cevap ( aslında gelmeyecek) çok belliydi. Ha bunu biliyor olmama rağmen evimize yerleştikten hemen sonra neredeyse hemen her gun buranın Kariyernet’i olan Seek’de  gördüğüm alakalı alakasız islere başvurup cevap gelmesini bekliyordum. Yaklaşık uc ay bu sekilde geçtikten sonra ben bir sekilde calışma vizesini aldim ve bu sefer daha güçlü bir aday olacağıma inanarak ayni sekilde hem analist ilanlarına hem de hiç tecrübem olmayan islere başvurmaya devam ettim. Ilerleyen uc ay ilk zamanlara gore  insan kaynaklarına erişme anlaminda daha verimli gecse de bu uc ayda da is bulamadım ve kültür farkliligindan oturu yasadigim berbat bir mülakat deneyiminden sonra artık olur olmaz islere başvurmayı bıraktim. Gecen bu altı ay içerisinde düşük bütçeli is ingilizcesi kursuna devam ettim, network olur belki diye alakasız meetuplara gidip ölümüne sikildim ve cekindim hatta  adi bana biraz umutsuz/caresiz gelse de ‘Yeni Zelanda’da nasil is bulunur’ diye bir workshopa bile  katildim. Yani amiyane tabiriyle biraz tirmaladim tabi muazzam sabirsiz bir insan oldugum icin sadece olanakları degil kendimi de tirmaladim. (Bu baska bir yazının konusu 🙂 ).

Ilk bes-altı ayim yukarıda anlattigim gibi gecti yani artık sene sonu yaklasmisti, bu da Christmas geliyor demek.  Insanlar Christmas havasına girdiğinde burada şöyle bir şey oluyor hayat hizmet ve turizm sektörü hariç duruyor ve ancak Ocak ortasında falan olağan akisina donuyor. Bu bilgi isiginda ben kendimi is kovalamak konusunda baya bir salmisken bir gün telefonum çalıyor ben de telefon da konuşmak konusunda berbat oldugum icin telefonu açmayip ‘acil bir sey ise sesli mesaj bırakırlar yea’ deyip açmıyorum. Sonra gercekten sesli mesaj birakiliyor telefonuma, mesaji dinlediğimde başvurduğum bir is ile ilgili aradiklarini anlayıp hemen geri donuyorum ama bu sefer benim cagrima cevap verilmiyor; belki cevap verilir diye bir iki saat bekledikten sonra o gün dışarda bir kaç isim olduğu icin disari cikiyorum ve dışarda tekrar aranıp bu sefer duymadigim icin ulasilamiyorum. Bu dongu bir iki sefer daha yaşandıktan sonra, sonunda telefonu doğru zamanda aciyorum.

Karsidaki ses:  Ulaşamadım sana bir turlu ama baya basit bir soru soracaktım aslında, biz seni görüşmeye davet etmek istiyoruz ama oncesinde bu is yari zamanlı  tekrar bi emin misin diye sormak istedim.

Ben: (Ic ses: Ya canim emin misin ne demek, issizim issiz – is bir günlük olsa da gelecegim tabi ki)

Dis ses: Evet yari zamanlı oldugunun farkındayım ( ic ses: nerede farkındasın acaba kim bilir hangi is bu :D)  ve bu is benim icin gayet iyi bir fırsat mutlaka görüşmek isterim.

Karsidaki ses: Tamam  super öyleyse gerekli bilgileri sana e-maille ileteceğim.

Ilk gorusmede anlıyorum ki telefonda görüştüğüm kisi insan kaynakları degil baya ilgili birimin muduru. Bu görüşmede bana diger bir birim müdürüyle birlikte abartmıyorum yirmi tane davranışsal soru soruyorlar. Bu bittikten sonra bir de suan problemli olan bir sistemi tanıtan ve bu problemi nasil çözmeli diyen bir case study veriyorlar. Ben bir sekilde cozum (!) üretip oraya nasil varilacagini bes dakikalık bir sunumla anlatıyorum. Görüşme, biz sana doneriz diye bitiriliyor.

Bir hafta sonrasında gercekten donuyorlar ikinci görüşme icin. Klasik bir departman müdürüyle gorusmece mülakatı,  yani senden elektrik alırsa secilirsin almazsa da birim muduru istese de biz sana donerizi duyar baska da bir sey duymazsın. Benim gorusmede aldigim ilk soru neden burada calismak istiyorsun?

(Ic ses) Alti aydir issizim canim. Bu ise gireyim nasılsa bilgi teknolojileri isi bu da ben sonra oradan yoluma bakarım.

(Dis ses) IT’de ve IT guy’larla calisiyor olmayı seviyorum.

Kucuk bir detay – departman muduru kadın. Yani bu cevabi vermem gereken son kisi. Guy ne bir kere hem..

Mudurun cevabi: Ne yani sadece IT guy’lar mi peki ya girl’ler??? ( Not: Türkçe yazınca esprisini yitiriyor o nedenle bu sekilde yazıyorum)

(Ic ses) Hah Zumra aferin nasil cevireceksin simdi bunu..

(Dis ses) Tabi IT girllerle de ben onu lafin gelişi söyledim zira ben dişli bir feministim.

( Ic ses) Ben bile sasirdim bunu boyle cevirebildigine bravo!

Sonrasinda bir kucuk gülümsemeyle diger sorulara geciliyor, onlar da cevaplandıktan sonra görüsme bitiyor.

Anlasilan o ki, bu U donusu-m  göze batmiyor hatta cevabim beğeniliyor. Hemen ayni gün referans kontrolu icin araniyorum çok güvendiğim iki eski is arkadasimin bilgilerini veriyorum. Turkiye Yeni Zelanda zaman farkından oturu arkadaşlarım geceleri aranıyor ve bir kaç zaman sonra da is alim sureci sonlaniyor.

Departman ve sektör tamamen farklı olsa da is analisti olarak  Yeni Zelanda’nin Sağlık Bakanligina bağlı bir kuruluşta geçtiğimiz Kasım’da ise başladım ve hayret etsem de altı aydır çalısmaya devam ediyorum. Ablam, kardeşim suan devlete bağlı kurumlarda calisiyor ben de halkanın eksik ismini Yeni Zelanda’da tamamlayarak memur oldum 😀  ( Memuriyet kanımızda saniyorum 😦 )

Dip not: Bu is bulma surecimin hikayelestirmis haliydi elbette , bir sonraki yazi yurtdisinda is arayan/aramak isteyen arkadaslar icin CV mi nasil hazirladigima dair olacak. Isteyenlere direkt CV mi de iletebilirim, yesillendirmeniz yeter.

Fotograf: Ilk ofis yemegi

Hoscakalin!

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s