Yeni Zelanda’ya Gelmek İstiyoruz

Uzun bir aradan sonra merhabalar!

Ne zamandir aklimda olan ve aslinda bu blogda coktan yayinlanmis olmasi gereken bir konu hakkinda yazacagim bugun. Konu aslinda bir soru.

Yeni Zelanda’ya gelmek istiyoruz? Gelelim mi? Tavsiye eder misiniz?

Avusturalya’dan bizi ziyarete gelen Anil ve Sevde’nin cektigi video araciligiyla bize ulasip bu soruyu soran cok fazla kisiyle karsilastim ancak kimseye derinlemesine ve net bir cevap veremedigim icin bu soruyu bu yaziyla cevaplamak istedim.

Yeni Zelanda’ya neden gelmek istediginize bagli. (gulucuk)

Hayir, ben ukala bir insan degilim ( baska bir gulucuk) ve bu cevabimda da israrciyim. O videoyu izleyenler ya da blogdaki onceki yazilari okumus olanlarin da bildigi uzere biz, onumuze cikan ilk firsati degerlendirip geldik ve bu bizim ilk gocmenlik deneyimimizdi. Normal ve akli selim insanlar gibi arastirip, okuyup; sonra elde ettigi bilgiler uzerine bu karari almis olmadigimiz icin geldigimizde tamamen tum surprizlere acik bir sekildeydik ve beklentisizdik. Boyle olmanin dezavantajlari, avantajlarini bir sure sonra arka plana itiyor ve siz kendinizi dogru bir karar mi verdik diye dusunurken buluyorsunuz. O nedenle, bana bu soru yoneltildiginde ben de hemen cevap vermek yerine once neden gelmek istediklerini anlamaya calisiyorum.

Neden gelmek istiyorsunuz?

Ben simdi size nedenleri/beklentileri madde madde siralayayim, sonra iki yillik nacizane ve objektif olmayan goruslerime dayanarak bu nedenlerle buraya gelinir mi cevaplayayim.

Cocugum/cocuklarim var ve onun/onlarin iyi bir egitim almasini, guvenli bir ortamda yetişmesini istiyorum. Turkiye’ye ve Turkiye’deki egitim sistemine guvenmiyorum, ozel okula gondermek istersem de bobregimi satmam gerekiyor.

Siz gelin efendim. Hatta once siz gelin. Kendi icin degil de colugu cocugu icin Yeni Zelanda’ya gocmeye hazir insanlara cevabim bunlar olur. Cunku egitim sistemi dunya siralamasinda Finlandiya ve Isviçre’den sonra 3.sirada geliyor. Anaokullari ve kreslerin haftalik belli bir saati devlet tarafindan karsilaniyor ve ailelere kalan pay da gercekten her gelir seviyesinden insan tarafindan karsilanabilecek seviyede. Okullar, universiteye kadar ucretsiz, universite ucretleri de alinan krediler sayesinden odenebiliyor.

Egitim kalitesinin yanisira, ulkenin cocuk buyutmek icin oldukca guvenli ve elverisli oldugu da bir gercek. Guvenlik konusunda Turkiyeyle bir karsilastirma yapmak isterim ama o konu bambaska yerlere gider. Turkiye’de bir kiz cocugu olmanin ve buyumeye calismanin ne oldugunu bilen biri olarak; eger aklinizda cocugum Turkiye’de degil de Yeni Zelanda’da yetissin gibi bir fikir varsa, hic dusunmeyin basvurun vizeye derim.

Ulkede, cocuklarinin disarda oynamasini isteyen ebeveynler guvenlikli sitelerde oturmak zorunda degiller- zaten oyle bi olgu da yok- cogu evin kendi bahcesinin olmasinin yanisira her yer park bahce ve oyun alani. Ben sana degil etrafa guvenmiyorumcu annelerin bile icini rahat ettirecek bir ortami var. Soyle ornek vereyim: 4 tekerlekli bisiklete binen 3-4 yasindaki el kadar cocugu -arkadan gelir o ya nasilsa diye kendisi onden, arkasina bakmadan yaldir yaldir bisiklet suren ebeveynler gordum. Oyle bir guven..

Yani, kendimi tekrar ederek; imkanlar el veriyorsa siz gelin efendim diyorum.

Sehir hayatindan bunaldik ve dogayla ic ice olabilme firsatimiz olan, huzurlu ve sakin bir yerde yasamak istiyoruz. Cocuk sahibi olmayi planlamiyoruz, ev alip orada da yaslanmak istiyoruz.

Siz de gelin. Cunku eger gelmek isteme nedeniniz buysa, buranin cogu gocmeni cezbeden ozelligi sizi de cezbedecek demektir. Doga ve huzur. Bizim gibi sehre ve otobana yakin bir evde yasasaniz bile gunun her saati kus civiltisi duymaniz mumkun. Yukarida da bahsettigim gibi sehir merkezi disinda olan evlerin cogunun kendi bahcesi var ve bu bir luks degil. Sansliysaniz bahcenizde kus evi olan ve hatta tropik meyve veren agaclar bile olabilir. Ben yalnizca evimde bahcem olsun istemem, her yer yesillik her yer orman olsun isterim derseniz onu da Yeni Zelanda’da bulabilirsiniz. Gezip bitiremeyeceginiz kadar doganin ve dogal guzelligin oldugu bir ulke burasi. Her haftasonu atlayip farkli bir ormana, tepeye, selaleye, parka gidebilir; doga yurusunuzu her hafta yeni bir yerde yapabilirsiniz. Bisiklet surebilir, dogadaki extreme sporlara gonul verebilir, kamp yapabilir ya da buranin orman isleri olan DOC’un sagladigi agac kulubelerde kalabilirsiniz.

Sehir hayati kismina gelirsek: burada sehrin gobeginde calissaniz dahi sehir hayatinin sizi bunaltması uzak ihtimal. Sokakta kalabaligin olmamasi, olan kalabaligin birbirine saygili olmasi, gokdelensiz bir gokyuzu, kornasiz ve akan bir trafik, isten eve kisa surede ulasabilmek butun bu saydiklarim Auckland sehir hayatinin ‘normal’i. Yani bir tatli huzur almaya geliyorsaniz dogru yerdesiniz.

O yuzden siz de gelin. Huzurlu sakin kendisini dogaya adamis ve akisina birakmis Kiwilerden biri olun.

Mezun olur olmaz “work and holiday” vizesiyle gelip; sonrasinda da kendi meslegimle ilgili bir is bulup oraya yerlesmeyi planliyorum.

Kotumserligin neferi bir insan olarak: size gelin cok kolay hemen is bulursunuz kalirsiniz diyemeyecegim. Yeni Zelanda ile ilgili, dunyanin geri kalanindan cok uzakta olmasindan dolayi soyle bir algi var: “oraya gittikten sonra isi de buluruz ne olacak”. Bu algiyi yikmak adina, Yeni Zelanda’ya bu niyetlerle gelmeye calisan insanlar icin ozellikle bu soruyu dahil ettim.

Sanılanın aksine, kendi alaninizda is bulmak o kadar kolay degil. Bunun birkac sebebi var, ilki Yeni Zelanda is marketinin dar olmasi. Elbette ki nufusla dogru orantili olarak gelisen bir sey is marketi de ancak buranin bircok konuda Avusturalya’ya bagli olmasi 5 milyonluk bir ulkeden beklenen kadar is hacmi olmasini engelliyor. Proje danismanligi icin Avusturalya Deloitte’ten milyon dolar odeyip ekip getirten bir yer tanidigim icin bunu soyluyorum. Is marketinin dar olmasinin yani sira, gocmenlikle ilgili is ararken ayaginiza takilabilecek seyler var. Mesela, kalici oturumunuz olmamasi. Bu kulaga biraz tuhaf gelebilir ama is ilanlarinda gorebileceginiz gibi bazi is yerleri yalnizca vatandaslik ve oturumu olan adaylarin basvurusunu kabul ediyor. Tabi bu kriter tum isverenler icin gecerli degil, ancak o isverenlerin de ‘adayda Yeni Zelanda tecrubesi ariyoruz’ gibi bir kriteri olmasi yuksek ihtimal. Simdi diyebilirsiniz ki – e sen/siz nasil buldunuz o zaman? Omur’un yazilimini yaptigi teknolojinin cok yaygin olmamasi bizim buraya gelis biletimizi garantileyen seydi. Benim is arama surecim cok kolaydi, hemen buldum diyebilecegim bir surec degildi zaten. En sonunda buldugum da aslinda benzer sekilde burada cok fazla insanin takip etmedigi bir teknoloji/framework trendinde tecrubem oldugu icin secildim.

Yani, sizin ne is yaptiginiza ve ne is yapmak istediginize bagli olarak bu sorunun yaniti degiskenlik gosterecektir. Eger maddi birikiminiz burada bir egitim programini karsilamaya yetecek düzeydeyse; bunun burada kalmak icin ‘work and holiday’ vizeden daha mantikli bir yol oldugunu belirteyim. Zira mezuniyetiniz sonrasi kosulsuz bir yillik calisma vizesine sahip oluyorsunuz ve ozgecmisinizde Yeni Zelanda universite/enstitusunun belgesi oldugu icin is ararken bir adim onde oluyorsunuz. Soruya donup, ne yani imkansiz mi ‘work and holiday’ sonrasi is bulmamiz derseniz: tabiki imkansiz degil, bulursunuz ama saglam bir psikolojiniz ve yilmayan bir yapiniz olmasi gerekiyor 🙂

Simdilik yerlesmek gibi bir istegim yok. Soyle birkac yil yasayip para biriktirip sonra donecegim.

Bu soruya yanitim kisa ve net olur: Para biriktirmek icin dogru yerin burasi oldugunu dusunmuyorum. Illa guney yarim kureye inecekseniz, Avusturalya’ya gidin hem is marketi daha genis, hem saatlik ucretler Yeni Zelanda standartlarindan daha yuksek, hem de bu kadar pahali bir ulke degil.

Ben sadece ulkeden uzaklasip gidebilecegim en uzak yere gitmek istiyorum.

Bunu söyleten nedenler salt ülkeyle ilgili degilse, yanitlamak icin psikolojik bir analiz gerektirir. Ben bunu kendim icin yeterince yapiyorum, sorarsaniz daha genis sekilde sizinle paylasirim. Ama ülkenizden coook uzaklara gitmeden once kendinizle oturup konusun: Beni bu kadar uzaga gitmeye iten seyler neler diye. Ulkenin durumunu hepimiz biliyoruz ve itici guc olarak bu nedenler tamamen kabul edilebilir. Ancak yanitin bir yerinde kendinizle ilgili birsey varsa o yaniti daha cok acmaya calisin ve ondan kacmayin zira dunyanin obur ucuna geldiginizde de onu kendinizle birlikte getirirsiniz ve buraya gelmis olmak sizi daha huzurlu biri haline getirmez.

Uzun uzun cevaplamak yerine, eger siz de asagidaki ozelliklerden herhangi birine sahipseniz Yeni Zelanda’ya tasinma kararini tekrar gozden gecirin diyebilirim.

  • Ailenize ve arkadaslariniza cok duskunseniz
  • Sehir hayatini seviyorsaniz ve semt enerjisinden keyif aliyorsaniz
  • Tarihi yapilara, muzelere bayiliyorsaniz
  • Sanat galerini gezmekten keyif aliyorsaniz, sehirdeki sanat etkinliklerini takip ediyorsaniz
  • Sicak/ilik/sakin denizde yuzup kumlu sahilde guneslenmekten hoslaniyorsaniz

Neden mi tekrar dusunun diyorum cunku burada bunlari bulmaniz biraz zor. Isterseniz daha da detaylandiririm zira bizim farkli bir arayisa girmemize neden olan faktorler bunlardi. Yazinin sonunda da basima birsey gelmeyecekse net olarak soylecegim birsey var. Burayla bir baginiz yoksa ve sehir insaniysaniz burayi bir sure sonra sikici bulmaya baslayabilirsiniz.

Okudugunuz icin tesekkurler! Sorulariniz icin her zaman buradan ve instagram hesabindan yesillendirebilirsiniz.

Hoscakalin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s