Yeni Zelanda’ya Gelmek İstiyoruz

Uzun bir aradan sonra merhabalar! Ne zamandir aklimda olan ve aslinda bu blogda coktan yayinlanmis olmasi gereken bir konu hakkinda yazacagim bugun. Konu aslinda bir soru. Yeni Zelanda’ya gelmek istiyoruz? Gelelim mi? Tavsiye eder misiniz? Avusturalya’dan bizi ziyarete gelen Anil ve Sevde’nin cektigi video araciligiyla bize ulasip bu soruyu soran cok fazla kisiyle karsilastim ancak…

Nerede Kalmistik?

Dünyanın obur ucundan aylar sonra merhaba! Son yazının uzerinden altı aydan fazla geçtiği icin bu yazıyı bildiginiz utanarak yazıyorum, bunu söylemeden başlamayayım. O kadar uzun zaman ki neyi neresinden bağlayıp konuya giriş yapsam sasirdim. Hah videolar! Son yazının konusu o idi degil mi? Biz baya beceremedik o isi onu bastan bi söyleyeyim. Zira, hazırlanmadan; video…

Sizlerden Gelen Sorular

Hahaha, öyle birşey yok arkadaşlar 🙂 Ailelerimiz ve bir iki yakın arkadaş hariç kimse soru sormuyor 😀 Ama ben ne yapacağım, gelişimizin 5.ayında daha önce bahsetmiş olduğum video yayınlama işine girişeceğim. O nedenle soru sormak isteyenler olursa, video içeriğini bu soruların cevaplarıyla zenginleştirebiliriz. Bu görsel içeriği bir seri halinde yayınlarsak daha izlenesi ve faydalı olacağını…

Peki Neler Oldu?

Neler olmadı ki! Auckland günlükleri serisine başlamadan hemen önce, Ömür’ün iş teklifi alıp bizim gitmeye karar verdiğimiz günden uçağa binene kadarki süreçte yaşananları paylaşmak istiyorum. Dikkat! kan, ter, gözyaşı, sinir krizi ve yer yer de mutluluk içerir. Ömür’ün başvurusu akabinde görüşmelerin yapılması ve teklifin gelmesi 2 hafta sürdü ve bu süre yurtdışındaki bir işten kabul…

İstanbul da Yetmedi Bu Kıza

“Şimdi Ben Buraya Neden Çıktım” başlıklı yazının devam niteliğinde olan bu yazıya hoşgeldiniz. Başlık olarak;  “Biz Yeni Zelanda’ya taşınacağız” diye aradığımda annemin bana verdiği tepkiyi seçtim “Oy oy İstanbul da yetmedi bu kıza”. Özgür ruh, asi kız, oo çılgın ya denilebilecek bir tip değildim, değilim de. Zaten “yetmemesi”  İstanbul’un özgür ruha dar gelmesi değil, İstanbul’daki…